10 Temmuz 2017 Pazartesi

Gülüşünde Vatanı Gördüğüm




Bayrak dalgalanır üzülme şehadete kavuşan yiğidim
Gidişinle bayrak coştu yüreğimize koştu bu neydi bilmediğim
İçimizde hain çıktı bizim ekmeğimizi yiyen namert hain alçak
Vatan sana minnettardır yiğidim gülüşünde vatanı gördüğüm

Vatan bayrak düşmedi yiğidim namert hain alçak düştü
Gönülde imanla vatan sevgisi bir anda kardeşliğe dönüştü
Bunu gören namert hain alçak eyvah dedi kalmadı üstünlüğü
Vatan sana minnettardır yiğidim gülüşünde vatanı gördüğüm

Çelik iman dolu göğsü tank tüfek mermi deler geçer mi
Ey namert hain alçak bir Amerika Avrupa sana yeter mi
Davamız iman vatan bayrak sevgisi bu bizde hiç biter mi
Vatan sana minnettardır yiğidim gülüşünde vatanı gördüğüm

Milletin iman dolu sinesi destan yazmaya hala devam eder
Kumpas kaos kargaşa iman vatan sevgisini  sanmayın deler
Ortada işte haliniz nefretinizle olmuş işte bin beterden beter
Vatan sana minnettardır yiğidim gülüşünde vatanı gördüğüm


Mehmet Aluç / Kul Mehmet

9 Temmuz 2017 Pazar

Çığlık İsyanın Kardeşi




Çığlık isyanın kardeşi

Açtırmaz bence güneşi
Karanlığa açılır yolu
Aldırmaz bir adımlık nefesi

İsyanın kötüdür zamanı
Ara bulamazsın bir anlamı
İçinde yoktur bir karakteri kavramı
Aldırmaz bir adımlık nefesi

Güzellik arama isyanın içinde
Kaldıkça kalırsın en derininde
Yaran kanar sen gülmediğinde
Aldırmaz bir adımlık nefesi

Gecelerin bak sessiz nefessiz
İçinde ateşi yanar fenersiz
Onunla olmak bence gereksiz
Aldırmaz bir adımlık nefesi

İsyan koşana bir kıyamet
İçinde bulamazsın keramet
İçini sarmıştır koca bir nefret
Aldırmaz bir adımlık nefesi

Gönüle aşkı yazmaz
Ayrılık yokluğu yazar anlamaz
Yerinde durmaz tüm bedeni sarar durmaz
Aldırmaz bir adımlık nefesi

Çıkar isyanın kara dumanı
Bekleme sen bir şey anlayanı
Zincirlemiştir kendisiyle olanı
Aldırmaz bir adımlık nefesi


Mehmet Aluç / Kul Mehmet

Haydi Bakalım Durmayalım




Seç bakalım yaşa bakalım
İyimi kötümü çirkin mi güzel mi anlayalım
Durma öyle aç kapıyı durma öyle
İçindekiler nasıl bir şeymiş
Şöyle gönül gözüyle bakalım yaşayalım
Anlayalım yaşayalım
İyisini kötüsünü bir anlayalım
Güzel olan ne ise onu alalım
Güzelliklerin içinde yaşayalım

Ya iyisini seçeriz
İyilikler içinde güzel yaşarız
Ya kötüsünü seçeriz
Kötülükler içinde sancıyla yaşarız
Haydi seç bakalım
Siyah mı Beyaz mı anlayalım
Ya mutlu olalım
Ya beraberce ağlayalım
Hayır hayır mutlu olalım
Mutlu eden ne ise onu bulalım
İyisini kötüsünü bir anlayalım
Güzel olan ne ise onu alalım
Güzelliklerin içinde yaşayalım

Haydi bakalım
Yanmayalım
Mutsuz olmayalım
Mutsuz insanlarla beraber olmayalım
Gülen insanlarla gülenlerden olalım
Ateşin içine düşmeyelim
Cennet bahçelerinde gezelim
Haydi durma seçelim
Güzel olan neymiş bilelim
Sevelim sevilelim
Sevmeyenlere sevmeyi gösterelim
İyisini kötüsünü bir anlayalım
Güzel olan ne ise onu alalım
Güzelliklerin içinde yaşayalım

Haydi bakalım durmayalım
Ya sevmek var ya sevmemek var diyelim
Sevmek var diyelim
Kıymet bilelim değer verelim
Ayrılık bitmez
İnsanlık içinde gülmez
Yıkalım ayrılığı birden kökünden
Gülelim haydi gönülden
Çiçekleri dikelim en güzelinden
İsyan yoksa şahlanır
Gönüller ateşlerde dağlanır
Zincirler ellerimize ayağımıza bağlanır
Gölgeler korkuyla peşimize düşer
Gelir bizleri aniden sarar gönül küser
İyisini kötüsünü bir anlayalım
Güzel olan ne ise onu alalım
Güzelliklerin içinde yaşayalım

Sarhoş olursa gönül hasretten
Adımlar yıkılırsa yolda yürürken
Gönül gülmek istiyorum derken
Kim duyar kim ilgilenir birden
Sevgili gel gel ne olur derken
O mahzun seven bir göz
Dilde kirlenirse söz
Gönül nasıl aşkı söyler
Gönül söz olur köz
Közle yakmayalım demesinler öküz
Yaşanır mı düşsüz
İyisini kötüsünü bir anlayalım
Güzel olan ne ise onu alalım
Güzelliklerin içinde yaşayalım


Mehmet Aluç / Kul Mehmet

Güzellik Bende Değil Asıl Verende




                              Yaklaştım güzele güzellik var dedim sende
Güzel dedi güzellik bende değil asıl verende
Dedim ne güzel yakışıyor güzellik sen gülende
Sen asıl gülümsemeyi gör gönlüme böyle serpende

Dedim ne güzel duruyor edep sen o gönlünde
Dedi sen edebi bir görsen sana böyle gösterende
Dedim bakışın cennet bakışı gibi gönlüme işler
Dedi asıl gör cenneti gönül içine böyle yerleştirende

Dedim beni ulaştır yaşattır sana bu güzelliği verene
Gelirsen layık olursan yürürüz seninle beni güldürene
Şükürler olsun dedi bendeki güzelliği sana gösterene
Bir ömür beklerken gönlümdeki güllerle seni güldürene

Aşık Gülveren’im şükürler olsun Rabbime beni güldürdü
Beni aldı aşkla seven gülden güzel olana güzele götürdü
Baktım gülen yüzüne sanki karanlığa doğan ayın on dördü
Rabbim cümle gönülleri aşk ile güldürsün dedim gözlerim güldü

Mehmet Aluç / Aşık Gülveren


3 Temmuz 2017 Pazartesi

Dönemezsin Kıramazsın Krişi




Elbet bir gün çekilir bu gidişin fişi
Adam olmalı adam olmalı kişi
Her gün de papaz pilav yemez dersen
Senin gözün doymaz bu neyin gidişi
Her gün insan dönemez ki köşe krişi
Yakalanırsın yengeye anlatamazsın işi
Vah vah işin iş senin yok yerin
İtiraz edemezsin dönemezsin vallahi krişi
Beton gibi suratına çarpılır o köşe krişi

Kapsama alanını daraltma sessiz yürüme
Kapsama alanına girersin boşa sen sürünme
Çekim alanının sihrine sakın kapılma
Bitim alanına girer aşna fişne sakın aldanma


Bak yengenin gözünü kin bürümüş
Elinde oklava ile seni bekliyor
Zokayı yuttuğun an bugünmüş
Yerle yeksan oldu o zengin görünüş
Boş ver diyenleri boş ver takılma onlara
Bekara karı boşamak kolay geliyor
Dayağı yok içinde sırıtarak bakıyor
Vah vah işin iş senin yok yerin
İtiraz edemezsin dönemezsin vallahi krişi
Vah vah işin iş senin yok yerin
İtiraz edemezsin dönemezsin vallahi krişi
Beton gibi suratına çarpılır o köşe krişi

Kapsama alanını daraltma sessiz yürüme
Kapsama alanına girersin boşa sen sürünme
Çekim alanının sihrine sakın kapılma
Bitim alanına girer aşna fişne sakın aldanma


Kim veriyor sana her gün boş havayı
Her gün boşa dolduruyorsun kafayı
İç iç nereye kadar içeceksin
Kendinden geçeceksin
Yengeyi evde tek başına bekleteceksin
Vah yazık sana yazık
Hazırlanıyor yiyeceğin kazık
Az insan olsan sevsen birazcık
Ayrana olacaksın bir gün cacık
İlişkiniz olacak vıcık vıcık
Olma salataya sen kıvırcık
Var mı söyle buna cevabın
Her gün tek başına yenilmez ki adana kebabı
Her gün insan dönemez ki köşe krişi
Yakalanırsan yengeye anlatamazsın işi
Vah vah işin iş senin yok yerin
İtiraz edemezsin dönemezsin vallahi krişi
Beton gibi suratına çarpılır o köşe krişi

Anla artık ey er kişi çekme fişi
Her gün insan dönemez k köşe krişi
Yakalanırsın yengeye anlatamazsın işi
Arama bulamazsın bir yer serin
Otur derim düşün derin derin
Düşmeden şapka görünmeden kelin
Vah vah işin iş senin yok yerin
İtiraz edemezsin dönemezsin vallahi krişi
Beton gibi suratına çarpılır o köşe krişi

Kapsama alanını daraltma sessiz yürüme
Kapsama alanına girersin boşa sen sürünme
Çekim alanının sihrine sakın kapılma
Bitim alanına girer aşna fişne sakın aldanma


Gözün doymaz nefsin doymaz
Her gün eğlence neşe olmaz
Yenge bekler bekleyenin kapıyı açmaz
Bir gün otur evinde elinde saz
Hem söyle hem de gönlüne aşkı yaz
Yoksa diğer türlü insan adam olmaz
Yediğin dayakta yanına kâr kalmaz
Seveceksin yengeyi seveceksin
Yoksa kapı dışarı edileceksin
İnsan olacaksın insan olmalı kişi
Her gün insan dönemez ki köşe krişi
Yakalanırsın yengeye anlatamazsın işi
Vah vah işin iş senin yok yerin
İtiraz edemezsin dönemezsin vallahi krişi
Beton gibi suratına çarpılır o köşe krişi

Seninle olanın zordur işi
Zor doyurursun sen o nefsi
Her gün baklava yenmez ki tepsi tepsi
Bir gün kafanda paralanır hepsi
Yenge derse haydi defol senin olsun cümlesi
Bekletme pezevengini al sen son nefesi
Kurulur bu gidişle aile hukuk mahkemesi
Kaldığın yer  olur hava müzesi
İnsanında vardır bir kaidesi
Sadık olmalı hanımına er kişi
Her gün insan dönemez ki köşe krişi
Yakalanırsın yengeye anlatamazsın işi
Vah vah işin iş senin yok yerin
İtiraz edemezsin dönemezsin vallahi krişi
Beton gibi suratına çarpılır o köşe krişi

Kapsama alanını daraltma sessiz yürüme
Kapsama alanına girersin boşa sen sürünme
Çekim alanının sihrine sakın kapılma
Bitim alanına girer aşna fişne sakın aldanma


Mehmet Aluç /Kul Mehmet

2 Temmuz 2017 Pazar

Hayatın Sırrı Sensin Değerlisin Ve Özelsin



Elimize geçen mutluluk anları, bizim için uzun boylu bir servet değildir. Hafifi hafif yudum yudum içerek, zamana yaymamız gereken bir an ve zaman dilimidir. Bu mutluluk gönülden sevmeyle gönüle değer vermeyle, elde edilen bir duygudur. Öylesine lafta kazanılacak bir duygu değildir, paylaşmak vermek kucaklaşmak ile elde edilendir bir ömür boyu. Bundan gayrısı uzun süreli değil, kısa olan bir mutluluktur, parayla anlık alınan mutluluk insanı bir an mutlu eder, ileriye taşımasına izin vermez, mutluluk vermekle paylaşmakla mutluluk olur anlam ve mana taşır. Karşındaki insanları gerçekten düşünen birisi olmak, mutluluğun bir ömür boyu sürmesine yetiyor. İstediğimiz hayatı kendi tercihlerimiz doğrultusunda bencilce yaşamak, yaşamak değil ama yaşıyoruz? Kendimiz için istemek kazanmak değil, en sonunda kaybetmektir bilmiyoruz, ya da biliyoruz belki değişir zaman o anda benim sadece benim olur egosu ile mutluluğun kapısını, kapatarak yaşıyoruz… 

Hayır, bu hayat bu ömür dünya benim değil, bizim demeyi öğrendiğimiz zaman mutluluk, hepimizin bir ömür boyu olacak ve ahirette de mutlu olmamızı sağlayacak, ama gel gör ki bunu söylemekten itiraf etmekten de uzağız! Ulaşılması mümkün olmayana ulaşmak, katlanılması tek başına zor olan sıkıntılara tek başına katlanmak, ne kadar aptalca ve delice olduğunu bilmemize rağmen hala peşindeyiz, tek başına ulaşılması mümkün olmayanın peşine… Oysa bizler beraberce yaşamak zorunda iken nasıl aptalca, insanları hayatımız merkezinde, sahilinde bir kalemde siliyoruz? Aslında onları silmek, kendimizi silmektir ama lakin iş işten geçtikten sonra öğreniyoruz, lakin buda fayda vermiyor, geri dönüşün kapısını açmıyor.

 Önce kendimiz için değil, toplum için yarınlarımız ailemiz için biz iyi bir vatandaş olmalıyız, iyi ve güzeli önce karşımızdaki için hissetmeliyiz ki, karşımıza da kendini iyi hissetsin ki bizde güzeli yaşayalım hissedelim mutlu olalım… Elimde olanları almaya geliyorlar mantıksızlığı ile köprüleri yıkmak, kendini yolunu yıkmaktır… Kendin için değil toplum için yaşamaya çalışırsan, yaşamayı mutluluğu gülümsemeyi bulursun ve anlarsın yaşarsın yaşatırsın…

Nefes alıp vermek dışında nefes olmak, hayatı boş görmek yerine, hayatın dopdolu olduğunu göstermek zor olsa da, seni o an anlayanların olması üzücü olsa da sen vazgeçmeden devam et, bu güzelliği insanlara vermeye kapısını açmaya girin gelin demekten vazgeçmeden anlatmaya göstermeye gayret et… Bakarsın bir süre sonra insanlar yanlışlarını görür, sana doğru koşarak gelirler, mutluluğa vererek sararak kucak açarlar… Yapmak istediğin bu güzellik, her zaman istediğimiz gibi olmasa da sen görevini yap insanlığın ne olduğunu göster, ömür boyu gayemiz öğrenme gayreti içinde olmakla öğrendiğimizle, insanlara ulaşmakla varmakla yanında olmakla alakalı.

 Hayat, acısıyla tatlısıyla, iyi günleri, kötü günleri ile var olan bizi saran, sabırla olmamızı birlikte el ele gönül gönüle yenmemizi hatırlatan, bir rehberdir. İnsan gülümseyemiyorsa onunla ağlamalı, acılarının yanında olduğumuzu göstermeliyiz, çaremiz varsa sunmalıyız yoksa da acısına ortak olmalıyız, budur insanlığın mutluluğun kaynağı. Ağlayanla ağlayabilmeli güldürmeli, gülenle gülmeli ağlatmamalıyız. Hayatındaki benlik duvarlarını hep bana bana mantığını yıkarak, insanları kucaklayarak yolumuza devam etmeliyiz. Yoksa kendi ördüğümüz duvarın altında kalarak mutsuz yalnızlığın havasızlığında ölür gideriz, elimiz gönlümüz ömrümüz boşa harcamış olarak. Ölümden sonra Yüce Allah “Ey kulum bana gelirken dünyada gönlünle elinle fikrinle ne getirdin diye sorduğunda” ne cevap veririz bunu da düşünmek zorundayız. Hayatın sırları gizemleri sensin ve sen bu değerlerinle değerlisin ve özelsin.
Mehmet Aluç

16 Haziran 2017 Cuma

Rahman Yazarsa Olur Mukadderat



Gönül sevince candan açılır namütenahi
Boşuna beklemesin o zaman ihaneti uman
Gönül severse gönlü canda sevmeyen hani
Nefret kini ile yok olur sanki uçan bir duman

Karşıda bakınca zevahir görünüşe aldanma
Yakından tanı insanı ondan sonra yakınma
Zeyrek ol zevahirden ol uzak koluna sen takma
Nefret kini ile yok olur sanki uçan bir duman

Kaderini önüne geleni meyus kaderin sanma
Meyus sanmak yıkar insanı sen yakın ol uzak olma
Karmaşık olanı çözülmez sanma okumak için yaklaş
Nefret kini ile yok olur sanki uçan bir duman

Haddizatında her şey açık beyan belli niyet önemli
Her zorluğu yıkmak için inan ki gönülden gülmeli
Uzak kaçmış isen insanda biraz yaklaşman gerekli
Nefret kini ile yok olur sanki uçan bir duman

Gönlünde merhameti olana deseler de safderun
Sen aldırma halden bilemez insana onun yeri sanki Enderun
Sen ol sıdkı derun gönüllerde olsun bir yerin olmaz sorun
Nefret kini ile yok olur sanki uçan bir duman

Bak aleme sen gör al sana ait olan manayı
Hazırla insanlar için kendin için gönülde sarayı
Tek başına yaşanılmaz gönüle attırma sen narayı
Ara bul manayı kur sarayı attırma narayı bul arayı arayı
Nefret kini ile yok olur sanki uçan bir duman

İyi bil efendi nefret kin ederse bedene sirayet
Ona yakışmaz giydireceğin bedenine hiçbir kıyafet
Canhıraş nefreti sevme ismi gibi sende et nefretten nefret
Gönülden seversen gelmez sanma nefrete kifayet
Onu yıkmak için Alemlere Nebiye verilmedi mi Risalet
Nefret kini ile yok olur sanki uçan bir duman

Munis olan insandan gelmez insana zarar
Munis olan değil mi gönlü anında sarar
Yaklaş yanına durma bu değil mi güzel bir karar
Saran için ver bir karar yoksa nefreti olan seni yakar
Nefret kini ile yok olur sanki uçan bir duman

Ey kul Fevkalbeşer isen hakkın yardımıyladır
Alemlerin sahibi Rahman bak her an yanındadır
Merhamet bil ki bu gönlün içinde onun kapsamındadır
Ecel kula uzak değil bilin ki kulun yakınındadır
Nefret kini ile yok olur sanki uçan bir duman

Kul Mehmet’im Rahman yazarsa olur Mukadderat
İnsana karşı eğik ekşi olmamalıdır o surat
Sabırla devam edilir yola budur işte hayat
Ahirette olur bu dünyada pek olunmazsa da rahat
Surat hayat rahat bazen gönüle çöker rehavet
Nefret kini ile yok olur sanki uçan bir duman
Mehmet Aluç / Kul Mehmet






14 Haziran 2017 Çarşamba

Haydi Başlayalım


Görsel sonucu

İman ediyorsak hakka gerek yok şaşmaya
İman ederek haydi başlayalım biz yaşamaya
Hakkın yolunda bulunur hayâ hakikat erlerine
Haydi, başlayalım şimdi hak yolunda koşmaya

Ne ararsak vardır hak yolunda ihtiyara gence
Masal gibidir bu dünya fazla dalmayalım bence
Dünya cennete döner biz gönülde gülümseyince
Haydi, başlayalım şimdi hak yolunda koşmaya

Hakikat sırrına ermeyi haktan gönülden isteyelim
Hak yolundan başka güzel yol yok bunu bilelim
Haydi, tanıdık tanımadık kim varsa selam verelim
Haydi, başlayalım şimdi hak yolunda koşmaya

Yaşarken seçelim hakkı doğruyu akla karayı
İnşa edelim insanlık için gönlümüzde sarayı
Fazla önem vermeyelim sevmeyelim biz parayı
Haydi, başlayalım şimdi hak yolunda koşmaya

Bu âlemde bu ömürle hakka varmak için bir yarış
Ömür dediğimiz bir nefeslik nefes yolsa bir karış
Salih amel yaparak iyilikle etmeliyiz bizler yarış
Haydi, başlayalım şimdi hak yolunda koşmaya

İman etmeyen kul âleme bakmış gerçeği görmemiş
Hak hakikat güzellik nedir iman etmeyen bilmemiş
İnsan denilen insan iman etmeyi neden sevmemiş
Haydi, başlayalım şimdi hak yolunda koşmaya

Kul Mehmet’im iman etmek imanlı göçmek ne güzel
İman haktan gerçeğe iman ederek koşan kuluna özel
Cenneti kazanmak için ödenir elbette ki bir bedel
Haydi, başlayalım şimdi hak yolunda koşmaya

Mehmet Aluç /Kul Mehmet





Ecel Şerbetini İçirir Rahman

her nefis ölümü tadacaktır ile ilgili görsel sonucu

Miadın dolunca ey kul varlığın yok olur
Dünya aradığın aramadığın gelir seni bulur
Bir ömür kaçtığın gelmez sandığın başına gelir
Ecel şerbetini içirir Rahman dünya hayatını son buldurur

Bir ömür peşinde koştukların seni terk eder
Kazandığın ya da kaybettiğin o zaman sana yeter
Boşuna kıvranma dönemezsin gücün yetmez
Ecel şerbetini içirir Rahman dünya hayatını son buldurur

Bir daha açılmaz o bakan kapanır çeşmi ahu
Bana neler oluyor dahi diyemezsin sen yahu
Boş torba gibi düşer beden o bedende ayırırlar ruhu
Ecel şerbetini içirir Rahman dünya hayatını son buldurur

Rabbim yaşarken imanla ölürken imanla gidenlerden eyle
İman etmeden hakka yürümeden yaşanmaz imansız böyle
Dilin yaşarken söylesin hakkı son nefeste dile denilmez söyle
Ecel şerbetini içirir Rahman dünya hayatını son buldurur

Hakikat sırrından kaçardın şimdi artık kaçamazsın
Hakikat neymiş yalan neymiş anlarsın kıvranırsın
Yaşadığın koştukların masalmış anlarsın sende haklısın
Ecel şerbetini içirir Rahman dünya hayatını son buldurur

Yaşarken Rahman söylemişti yüce Kur’an’da anlamazdın
Şimdi anlasan da ne yazık ki faydasından yararlanamazsın
Tüm bedenin kilitlendi artık kıvranma sen kıvranamazsın
Ecel şerbetini içirir Rahman dünya hayatını son buldurur

Altın öğütleri değiştirdin değersiz üç kuruş pula
Kadir kıymet vermezdin çevrendeki hiçbir kula
Şimdi ağla sessizce kurumuş mezarını kendin sula
Ecel şerbetini içirir Rahman dünya hayatını son buldurur

Hani komşun vardı duldu yan gözle bakardın sen o dula
Hani derdin param çok herkes kapımda el pençe divan dura
Beklemezdin ya sen işte başına yıkıldı dünya aliyyülala
Ecel şerbetini içirir Rahman dünya hayatını son buldurur

Kul Mehmet’im var sende şimdi git ol biraz düşünür
Ecel her an beklemezsen de sen kapıda sana görünür
Kazandığın milyarlık elbise çıkarılır beden kefene bürünür
Ecel şerbetini içirir Rahman dünya hayatını son buldurur
Mehmet Aluç/ Kul Mehmet


13 Haziran 2017 Salı

Dikkat Et Elinde Kalmasın Sapı



İşte sana dünya bir han iki kapı
Dikkat et elinde kalmasın sapı
Senden istenilen güzel bir yapı
Yıkarsan hanı elinde kalır sapı
Ecelle gidersen derler hani yapı
İyilik yapmak zor muydu yani
İyi olmak iyilik tabi miydi vergiye
Elinde görürlerse dünyanın sapı
Gösterirler sana çok güzel çapı

Dönersin süt dökmüş kediye
Hayattı sana verilen bir hediye
İçini boşalttın döndürmedin sergiye
Söyle ne için değer miydi ne diye
İyi olmak iyilik tabi miydi vergiye
İyilik yapmak zor muydu yani
İyi olmak iyilik tabi miydi vergiye
Elinde görürlerse dünyanın sapı
Gösterirler sana çok güzel çapı

Eline sapı almanı isteyen hani
Yalakalık için değer miydi yani
Hakka inanan olmadın sen kani
Açmadın gönülde sen dükkânı
Yıktın açık olanı güzel imkânı
Neydi sana engel olan mani
İyilik yapmak zor muydu yani
İyi olmak iyilik tabi miydi vergiye
Elinde görürlerse dünyanın sapı
Gösterirler sana çok güzel çapı

Karalama amel denilen defterin
Düşün bakalım nedir senin ederin
Bak bu âlemde var mı bir sevenin
Var mı âlemde ahirette yerin
Otur düşün az biraz derin derin
Alsan haktan ne olur bir aferin
Hayatta almadın mı hiç doktrin
Dünyaya nefsine şeytana oldun şirin
Hani gönül harap nerede vitrin
Âlemi gönlünü kaplamış kirin
İyilik yapmak zor muydu yani
İyi olmak iyilik tabi miydi vergiye
Elinde görürlerse dünyanın sapı
Gösterirler sana çok güzel çapı

Kul Mehmet’im gönlünde olsun bir sergi
İyilik yapmak için Mevla istemiyor vergi
Nedir bu sen değilsin ki oynayan bir çengi
Neden kendini edersin basılan bir üzengi
Yıksana hakkın gücüyle önünde ki bendi
Olmasana sen uşak olsana bir beyefendi
İyilik yapmanı söylesene kim engelledi
Nefreti kini kim gönlüne habersiz ekledi
İyilik yapmak zor muydu yani
İyi olmak iyilik tabi miydi vergiye
Elinde görürlerse dünyanın sapı
Gösterirler sana çok güzel çapı

Mehmet Aluç /Kul Mehmet






Yayınlarım

Gülüşünde Vatanı Gördüğüm

Bayrak dalgalanır üzülme şehadete kavuşan yiğidim Gidişinle bayrak coştu yüreğimize koştu bu neydi bilmediğim İçimizde hain çıkt...